Blog

Damla İnsan Kaynakları

Alzheimer Hastası Bakımı İçin 10 Tavsiye

Alzheimer Hastası Bakımı İçin 10 Tavsiye

ALZ (Alzheimer) hastalarının büyük kısmı, özellikle hastalığı başlangıç veya orta dönemde olanlar  ev ortamında yaşarlar ve bakımları, duruma göre tamamen veya kısmen olmak üzere aile üyeleri tarafından yapılır. Bazı aileler bir Alzheimer hasta bakıcısı tutarak ayrıca destek de alırlar. Bellek bozukluğu ile başlayan bu ilerleyici beyin hastalığının diğer başlangıç bulguları parayı yanlış kullanmak, ruh halinde değişiklikler, endişelerin artması ve yargılama yeteneğinin zayıflaması olarak sıralanabilir. Hastalık ilerledikçe kişi insanları tanımakta sorun yaşamaya, aynı cümleleri defalarca tekrar etmeye, amaçsız geziler yapmaya, konuştuğu dili kullanmakta ve düşüncelerini toparlamakta zorlanmaya başlar. Bellek sorunları da giderek artar. Hastalığın şiddetli döneminde birey kendisine bakamaz hale gelir. Bu dönemde deri enfeksiyonları, homurtu ve inlemeler, kilo kaybı ve uyku süresinde artış gözlenir. Hasta, mesanesini ve bağırsaklarını da kontrol edemediği artık tamamen başkasına bağımlı haldedir. Alzheimer hastası bakımı zor ve yıpratıcıdır. Hastaya bakım veren kişi yakınının hasta olduğunu, hiçbir şeyi kendisini üzmek veya sıkıntıya sokmak için yapmadığını her zaman aklında tutmalıdır.


Hastanıza Bakarken Kendinizi Unutmayın


Hasta bakımı her zaman sabır gerektiren bir süreçtir, bu gibi bazı hastalıklarda ise olağanüstü sabırlı olmak gerekir. Hastanıza iletişim, temizlik, kişisel bakım gibi konularda yardımcı olmak için ona özel yöntemler icat etmeniz gerekebilir. Onun güvenliğini sağlamanız da çok önemlidir. Alzheimer hastaları azalan güvenleri yüzünden şüpheci davranmaya başlar, depresif dönemler geçirirler. Sinirli ve / veya saldırgan davranabilirler, alışıldık kişilik özellikleri değişebilir. Bunlarla baş etmek hiç kolay değildir. Bu süreçte kendi ihtiyaçlarınızı dikkate almama veya unutma eğilime girebilirsiniz. Oysa hayatınızın sadece hastanızın bakımından ibaret hale gelmesi doğru değildir. Bu sizi olumsuz etkiler. Sadece hastanız için değil, kendiniz için de iyi olmaya çalışmalısınız. Kendinizden tamamen vazgeçmekten kaçınmalısınız. Ne kadar iyi olursanız hastanıza da o kadar yardımcı olabileceğinizi unutmamalısınız. 


Alzheimer Hastası Bakımı


Aşağıda hastanın daha sakin ve huzurlu olmasına yardımcı olacak ve hasta yakınının gereğinden fazla yıpranmasını önleyecek tavsiyeler bulabilirsiniz.


1. ALZ Hastasıyla İletişim


Hastalığın tipik özelliklerinden biri iletişim sorunlarıdır. Düzensiz ve anlamsız bir şekilde konuşan, doğru kelimeleri bulmakta zorluk çeken, aynı soruları tekrar eden hastayla konuşarak iletişim kurmak giderek daha zor hale gelir. Bunlar kasıtlı davranışlar değil, Alzaymır hastalığının getirdiği kaçınılmaz sorunlardır. Hastaya bakan kişi, onun ne demek istediğini anlıyorsa kullandığı hatalı sözcükleri düzeltmeye çalışmamalıdır. Bu hastada sıkıntı, huzursuzluk, utanç gibi olumsuz duygulara yol açar. Hastanın ihtiyaç ve talepleri karşılanmayabilir veya davranışları başkaları tarafından yanlış değerlendirilebilir. Bu da bireyin giderek artan bir yalnızlık hissine kapılmasına sebep olur.


Hastayı sevdiğinizi gülümseme, kucaklama gibi hareketler, elini tutma veya omzunu okşama gibi küçük temaslarla gösterebilirsiniz. Hastalar da, hastalığın aşamaları da farklı olduğundan, hem kişiye özel iletişim yöntemleri bulmak, hem de farklı Alzheimer evrelerinde farklı yöntemler denemek gerekir. Hastayla iletişim kuran kişi konuşma biçiminin ve sesinin doğal olmasına dikkat etmeli, konuşmaya katılması için onu teşvik etmelidir. Hastanın iletişimini etkileyen bedensel sorunları olup olmadığına da dikkat etmek gerekir. Bir ALZ hastası, karşısındaki kişiyi anlayabilmek için onun sesinin yanı sıra yüz ifadesine ve vücudunun duruşuna da dikkat edebilir. Bu yüzden, mimiklerin ve vücut dilinin söylenen sözlerle çelişmemesi iyi olur. Bakıcı da hastanın vücut dilini yorumlamaya gayret etmelidir. Sakin ve nazik bir ses tonuyla konuşmak, basit sözcükler kullanmak ve kısa cümleler kurmak ve hastaya söylenenlere karşılık vermesi için yeteri kadar süre tanımak da Alzheimer hastası bakımı için önemli noktalardır.


2. Hastanın Güvenliğinin Sağlanması


Alzheimer belirtileri başlangıçta çok rahatsız edici görünmez. Fakat zaman ilerledikçe bu belirtiler şiddetlenir ve yeni sorunlar başlar. Görme ve duyma yetileri ile vücudu üzerindeki kontrolü azalan hasta dengesini sağlamakta güçlük çekmeye başlar. Bu da düşme, zehirlenme, kendini yaralama, yanma, elektrik çarpması, yangın çıkmasına yol açma, yanlış ilaç kullanma gibi riskler demektir. Bazen hastalık bu risklerin tamamen ortadan kaldırılması için hastanın hürriyetinin çok büyük ölçüde kısıtlanmasını ve 24 saat aralıksız gözaltında tutulmasını gerektirecek derecede şiddetlenir. Nispeten güvenli bir ortam ve ölçülü bir özgürlük sağlasanız bile hastanız kendini güvende hissetmeyebilir. Alzheimer hastasının güvenliğini sağlamak zordur. Hastanızın hislerini anlamaya çalışmanız, onu koruyacak önlemler almanız ve endişelenmesi için bir sebep olmadığını telkin etmeniz gerekir. Alacağınız önlemleri kararlaştırırken hastanızın durumunu ve kendi başına ne gibi kazalar getirebileceğini düşünün.


*Tehlike yaratabilecek bütün eşyaları kilitleyin, ortadan kaldırın. Kesici aletler, temizlik ürünleri, ilaçlar, alkollü içecekler ortada gezmemeli.


*Hastanızın evin ciddi kazalara uğrayabileceği bölümlerine girmesini engellemek / yasaklamak zorunda kalabilirsiniz.


*Zeminin kaygan olmamasına dikkat edin, halı ve kilimlerin kaymamasını sağlayacak önlemler alın.


*Evdeki mobilyaların konumunu rahatça hareket edebileceği şekilde ayarlayın. Tehlike arz ettiğini düşündüğünüz eşya ve mobilyalar için tedbirler alın.


*Düşme riski olduğunu düşünüyorsanız pencerelere parmaklık taktırabilirsiniz.


*Evin odaları ve hollerinin yeterince aydınlatıldığından emin olun. Geceleri hastanın yattığı odayla banyo arasında her zaman yanan bir ışık olmasını sağlayın.


*Kablolar ve elektrikli aletler için önlemler alın. Banyoda kazalara sebep olacak cihazlar bulunmamasına dikkat edin.


*Kapılara ve pencerelere kilit takmak zorunda kalabilirsiniz. Bunu yaparken acil bir durumda kolayca açılabilecek olmalarına dikkat edin.


3. Evin İçinde Sürekli Dolaşmak İsteyen Alzheimer Hastası İçin Tavsiyeler


Hastanın sürekli dolaşma ihtiyacı duymasının nedeni genellikle çoğu zaman, bazen bütün gün evde olması, canının sıkılması ve fazla hareket etmediği için enerjisini boşaltamamasıdır. Bazen hasta kendisine bakan kişiyi evin içinde devamlı takip etmek isteyebilir. Bu durumdaki bir hasta için, yukarıdaki maddede belirtilen tedbirleri alarak evi güvenli hale getirmenin yanı sıra şunları da yapabilirsiniz:


*Sizin gözetiminiz altında olmak üzere, yapabileceği basit ev işlerini yapmasına izin verin.


*Dolaşıp dururken rahatsız olmaması için ayağında sağlıklı ve rahat ayakkabılar olmasını sağlayın.


*Sıkılmadan zaman geçirebilmesi için ona ne gibi aktiviteler yaptırabileceğinizi düşünün.


*Mümkünse her gün 1 saat kadar dışarıda dolaştırın. Havanın kötü olduğu günlerde çevredeki bir alış veriş merkezinde de gezdirebilirsiniz. Bu durumda merkezin çok kalabalık olmadığı saatleri tercih edin. Hastanız gürültüden, kalabalıktan rahatsız oluyorsa yürüyeceğiniz yerleri her zaman buna göre seçin.


*Çok fazla dolaşan bir hasta enerji kaybedecektir. Bunu önlemek için eline hafif atıştırmalıklar verebilirsiniz.


4. Hastanın Beslenmesi


Alzheimer hastası bakımı yapan kişi, yemek zamanlarının gittikçe daha zor hale geldiğini gözleyebilir. Sürekli hareket halinde olan, oturarak yemek yemeye itiraz eden bir hastanın bu sorununu ona sıklıkla ve az miktarlarda yemek yedirerek çözmeyi deneyebilirsiniz. Hastanın kabız olmasını, susuz kalmasını ve dalgınlaşmasını önlemek için yapılacak en önemli şey gün içinde yeteri kadar sıvı gıda tüketmesini sağlamaktır. Günde 8 bardak sıvı içmesini sağlayabilirseniz iyi olur. Hastada iştah kaybı varsa bir doktorla görüşmek gerekir. Diş sorunları da yemek yemeyi etkiler, bu yüzden bir diş doktoruna götürmeli ve durumunu bu açıdan inceletmelisiniz.


Yemek konusunu rutine bağlayabilirseniz hastanız için de, sizin için de iyi olur. Yemek programı için bir düzen oluşturmaya çalışın. Yeni lezzetler denemekten kaçının, hastanızın alıştığı, bildiği yemekleri hazırlamayı tercih edin. Diğer yandan, yemek tercihlerinin değişebileceğini de unutmayın ve makul tercihlerini dikkate alın. Ne gibi gıdalarla beslenmesi gerektiğini araştırın. Masasına gereksiz aksesuarlar koymayın. Yiyip içeceği şeylerin sıcaklığının uygun olup olmadığını anlamayabileceğini göz önünde bulundurun. Yemeğini bitirmesinin uzun sürebileceğini unutmayın.


Hastalık ilerlerken bazı Alzheimer hastalarında yutma sorunları da görülür.Bu durumdaki hastalarda bazen gıdayı ağzında daha uzun süre tutmaya başlama, sıklıkla, bazen nefessiz kalana kadar öksürme davranışları görülebilir. İleri derecede hasta olan bazı bireylerde böyle belirtiler görülmez, yutma güçlüğü kendini sadece alt solunum yolu enfeksiyonları şeklinde gösterir. Bu durumda hastanın katı ve sıvı gıda alımı giderek düşmeye başlar. Kilo kaybı, halsizlik, ayakta kalamama, düşme gibi sorunlar yaşanabilir.


Hastanızda çiğneme – yutma sorunları olduğu konusunda kuşkuya düşerseniz veya yeme isteğinde, iştahında belirgin bir azalma olduğunu görürseniz zaman kaybetmeden bir doktora başvurmanızı tavsiye ederiz. Böylece hasta yutma fonksiyonu açısından değerlendirilir ve size onun durumuna uygun bilimsel çözümler önerilebilir.


5. Kuşkular Ve Suçlamalar Karşısında Nasıl Davranılmalı?


Alzheimer hastalığı bireyin zihinsel yeteneklerinin bozulmasına, kendine güveninin azalmasına ve çevresine karşı mantıksız kuşkular duymaya başlamasına yol açar. Bu durumda, kafası giderek karışmakta olan hastanın zihninin sizinki gibi işlemediğini düşünmeli ve üzülmemeye, sinirlenmemeye çalışmalısınız. Hastanız özel eşyalarının çalındığını düşünebilir, çevresindekilerin kendisine kötülük etme istediğine inanabilir. Kendinizi mantıklı cümlelerle savunmaya çalışmanız işe yaramaz, hatta hastanın fikrinde daha da ısrar etmesine ve öfkesinin artmasına yol açar. Savunmaya geçmek yerine “Bakarız” tarzında yatıştırıcı kelimeler kullanarak suçlamayı geçiştirmeye çalışmalısınız.


Hastanın dikkatini kaybolan eşyasından uzaklaştırmak için eşyayı onunla beraber aramaya başlayıp, bu sırada karşınıza çıkan başka bir eşya veya konu hakkında bir konuşma başlatmayı deneyebilirsiniz.


Bu konuda alabileceğiniz tedbirlerden biri de hastanın en sık kaybolan eşyalarının yedeklerini temin edip evde bulundurmak ve hastayla beraber onun kaybolduğunu veya çalındığını düşündüğü eşyasını ararken bu yedeklerden birini aranan eşya imiş gibi ona vermektir.


6. Sinirli / Saldırgan Davranışlarla Baş Etmenin Yolları


Ciddiyeti giderek artan bir halk sağlığı problemi olan ALZ hastalığına yakalanan kişiler hırçın, saldırgan davranışlar göstermeye başlarlar. Sinsi bir şekilde başlayan ve yavaş ilerleyen bu beyin hastalığının sebep olduğu sinirli ve öfkeli davranışların nedeni hastanın güvenlik altında olmadığını düşünmesi, ihtiyaçlarının karşılanmaması, yeni olaylarla veya insanlarla karşılaşması, baş etmekte zorlandığı bir durum karşısında şaşkınlığa düşmesi, alışık olmadığı bir sese maruz kalması gibi şeyler olabilir. Böyle bir olay yaşandığında hastayı sakinleştirmenin yolu onun karşısında sakin kalmak ve güven telkin eden bir ses tonuyla konuşmaktır. Hastanın hangi durumda nasıl bir tepki verdiğini gözlemleyerek benzer bir durumun oluşmasını önlemeye çalışmak da işe yarayabilir.


7. Alzheimer Hastalarında Depresyon


Hastalığın erken evresinde görülen depresyon genellikle bireyin zihinsel işlevlerinin bozulmaya başladığını fark etmesinden ve bunu kendine yakıştıramamasından kaynaklanır. Kişi içine kapanmaya, sosyal ortamlardan uzaklaşmaya, konuşmalara daha az katılmaya başlar. Fazla konuşmasının unutkanlıklarının ortaya çıkmasına yol açacağını düşünür. Unutkanlıkları fark edildiği zaman da birtakım bahanelerle olayın üstünü örtmeye çalışır.


Hastalığın ilerleyen dönemlerindeki depresyonu anlamak çok zordur çünkü hasta artık genellikle sebepsiz olarak depresyona girmektedir. Bu durum kendini alışkanlıklarda, davranışlarda veya uyku düzeninde oluşan değişiklikler şeklinde gösterebilir. Hastada depresyonun tanısının koyulması ve tedavi edilmesi çok önemlidir. Çünkü depresyon da hafıza bozukluğuna yol açarak hastalığın gerçekte olduğundan daha kötü, daha ileri bir durumda olduğunu düşündürebilir. Hastanızın depresif ve kaygılı davranışlar sergilediğini düşünüyorsanız önce onu bir uzmana göstermelisiniz. Ona nasıl davranmanız gerektiğine gelince:


*Onun kendisini iyi veya kötü hissetmesine yol açan olayları ve insanları tespit edin. Hastanızı olumsuz etkilerden uzak tutmaya ve ona iyi gelen şeylerin de devamlılığını sağlamaya çalışın.


*Hastayı kaygı duyduğu konular hakkında konuşmaya teşvik edin ve dikkatle dinleyin. Onu anladığınızı hissettirmeye özen gösterin.


8. Evin Dışında Amaçsız Dolaşmalarla Baş Etmenin Yolları Ve Kaybolmaya Karşı Alınacak Tedbirler


Alzheimer’lı hasta yakınlarının en büyük korkularından biri hastanın kaybolmasıdır. Erken dönemde bireyin kontrol edilmesi zordur, çünkü ısrarla birçok şeyi kendi başına, bağımsız olarak yapmayı ister. Hastalığın ilk evresinde oldukça düşük olan kaybolma tehlikesi ikinci evrede epeyce yükselir. Hastayı kontrol etmenin, kaybolmaktan ve başka tehlikelerden korumanın en güvenli yolu onu bir an bile göz önünden ayırmamaktır tabii. Ama bu bir sebeple mümkün olmayabilir veya bir şeyle meşgul olabilirsiniz, dalgın olabilirsiniz.  Sokak kapısına alarm taktırmak ve sürekli kilitli tutmak gibi yöntemlerle hastanın tek başına dışarıya çıkması engellenebilir. Hastanız sık sık evden çıkmak istiyor ve bunun için sizi zorluyorsa ceket ve ayakkabı gibi eşyalarını bulamayacağı yerlere saklama yoluna gidebilirsiniz. Hastaya düzenli bir şekilde günlük egzersizler yapmak da işe yarayabilir. Enerjisini bu şekilde boşaltan hastanın dışarıda dolaşma isteği azalabilir.


Kaybolan Alzheimer hastası için alınacak tedbirlerden biri de hastaya üstüne isim, adres ve iletişim bilgileri yazılmış bir bileklik takmaktır. Kıyafetlerine yine bilgiler içeren etiketler dikilebilir. Çocuklara yönelik üretilen az tuşlu cep telefonları bazı hastaların kontrol edilmesini kolaylaştırabilir.


9. ALZ Hastalarında Kişilik Değişiklikleri


Hasta yakınlarına sıkıntı veren durumlardan biri de hastalığın başından itibaren görülebilen kişilik değişiklikleridir. Bir Alzheimer hastası çevresindekilerin yıllardır alışık olduğu insan olmaktan çıkıp çok farklı şekilde davranmaya başlayabilir. Kişinin sergilediği davranış bozuklukları bazen aile üyeleri arasında ciddi derecede olumsuz etkiler yaratacak seviyede olabilir. Örneğin ailenin dile getirilmesi rahatsızlık veren sırlarını veya evliliğinde yaşadığı kötü olayları nerede, kimlerin yanında söylediğine hiç dikkat etmeden, çekinmeden ortaya dökebilir; cinsel içerikli utandırıcı sözler söyleyebilir veya böyle davranışlar sergileyebilir.


Bu gibi durumlarda, hastanın davranışları üzüntü, sıkıntı, kızgınlık gibi duygular uyandırsa da bunların onun hastalığından veya depresyonda olmasından kaynaklandığını hatırlamak ve ailenin diğer bireylerine de telkin etmek gerekir. Ortada bir kasıt, bir kötü niyet olmadığını hiçbir zaman unutmamalısınız. Bu kolay olmayacaktır ama çok önemlidir.


Çevresindekiler bu durumdaki bir hastayla tartışmaktan, eleştirmekten, öfkeli davranmaktan kaçınmalıdırlar. Hastanın dikkatini başka bir şeye çekmeye çalışmak işe yarayabilir.


10. Eşyaları Saklayan, Dolapları Boşaltan Alzheimer Hastaları


Bu tip davranışların sebebi muhtemelen hastanın sıkılmasıdır. Bu sorun için aşağıdaki önlemleri deneyebilirsiniz:


*Dolaplarda hastanın ulaşabileceği tehlikeli maddeler varsa onlara ulaşamaması için tedbir alın.


*Eşyaları saklıyorsa sıklıkla nereye veya nerelere sakladığını tespit edin ve arada bir fark ettirmeden bu yerlere bakın.


*Evdeki değerli eşyaları, korunması gereken evrakları hastanın erişemeyeceği yerlere koyun.


*Hasta için bu etkinlikleri yapabileceği bir yer oluşturun. 


 

BLOG KATEGORİLERİ
Faydalı Bilgilerİş Hayatı / KariyerGenelHizmet Noktalarımız