Blog

Damla İnsan Kaynakları

"Çocuğum Söz Dinlemiyor" Sorunu İçin 7 Çözüm Önerisi

Söz dinlemeyen çocuk birçok ailenin ortak problemidir. Anne – babalar laftan anlamayan; yemeğe gelmek, ders çalışmaya başlamak, uyumak, odasını toplamak, ev işlerine yardım etmek gibi konularda sorun çıkaran çocuklarına karşı nasıl davranacaklarına karar vermekte zorlanırlar. “Çocuğum söz dinlemiyor” diye yakınan ebeveynlerdenseniz aşağıda önerdiğimiz çözüm yolları işinize yarayabilir.


1. Amacınız sözünüzü dinletmek, otoritenizi göstermek olmamalı; bunu hisseden çocuklar büyüklerle inatlaşma yoluna giderler. “Benim dediğim olmalı” diye değil, “Çocuğum bu konuda doğru olanı öğrenip uygulamalı” diye düşünün. Ona söz geçirmeye değil, onunla iletişim kurmaya ve duygularını anlamaya çalışın. Çocuklar her zaman sözünü dinletmek, ne olursa olsun dediğini yaptırmak olan yetişkinlerle geçinemezler. Hakim olma isteğini yansıtan bir ses tonuyla devamlı öğüt veren veya emirler yağdıran bir yetişkine karşı tepkili olur, olayı bir güçler savaşı gibi algılar ve galip gelmek adına söz dinlememe yoluna giderler. Bir çocuğun bir yetişkini sorun çıkarmadan dinlemesi için onu sevip sayması, gölünü yapmayı istemesi gerekir. Bu tip davranışlarla sevgi ve saygı uyandıramazsınız.


2. Çocukla konuşup neden söz dinlemediğini anlamaya çalışmak işe yarar. Ödevini yapmayı veya sofraya gelmeyi istemediği zaman bunun sebebini sorun. Empati yapın, bir çocuk olduğunuzu varsayın, arkadaşlarınızla keyif içinde oynadığınız bir oyunu bırakıp yemeğe gelmek ister miydiniz? Çocuğunuz istediğiniz bir şeye itiraz ettiği zaman olaya onun açısından da bakma alışkanlığı edinin. Elbette yemeğini de yemesi gerekir ama bunun için farklı bir ayarlama düşünebilirsiniz. Örneğin ona 1 saat daha oynayıp bugünlük yemeğini geç yiyebileceğini ama bunun her gün tekrarlanmasına izin vermeyeceğinizi söyleyin.  Yeterince oynadığını düşünüyorsanız onu oyundan koparabilirsiniz ama gerekçesini haklı buluyorsanız küçük bir taviz verebilirsiniz belki? Ya da onun tam yemek saatinde çağırmak yerine yemekten 15 dakika önce, 15 dakika sonra oyunu bırakması gerekeceğini söyleyin.


3. Bir çocuk anne ve babasından gördüğü muameleden hoşnut değilse, mutlu değilse olumsuz tepkileri daha fazla olur. Evdeki ortamı ve çocuğunuza karşı davranışlarınızı gözden geçirin. Değiştirmeye çalışmanız gereken durumlar olabilir.


4. Neden sizin dediğinizi yapması gerektiğini çocuğunuza yumuşak bir dille, kısa ve net bir şekilde anlatın. Ebeveynler ve çocuklar arasında yaşanan pek çok sorunun temelinde iletişimsizlik sorunu vardır. Çocuğunuzun dünyasına girip onu anlamaya gayret edin. İsteklerinizi ve nedenlerinizi anlatırken onun seviyesine uygun bir dil kullanın. Her zaman sükunetinizi korumaya çalışın. Bağırıp çağırmanız, öfkelenmeniz, tehdit etmeniz, sözünüzün dinlenmesini sağlayabilir. Ancak bu anlık bir çözümdür ve çocuğun söz dinlememesi sorununu ortadan kaldırmaz. Ayrıca sakin davranırsanız onda daha çok saygı uyandırırsınız.


5. Çocuk eğitiminde aşırı disiplin de, çocuğu fazla serbest ve denetimsiz bırakmak da yanlıştır. Ölçülü bir disiplin uygulayın, durmadan talimatlar yağdırmayın, çocuğunuzu kurallara boğmayın. Kendisini ilgilendiren konularda onun da fikrini sorun ve makul fikirlerini dikkate alın.


6. Yapılmasını istediğiniz şeylerde kararlı olun. Her konuda belli bir tavrınız ve limitleriniz olmalı, çocuğunuz sınırlarını bilmeli. Anne – babanın bocalayan, kararsız davranışları çocuklara kendi istediklerini yaptırmaları için fırsat verir Ebeveynler olarak en azından önemli konularda aynı doğrultuda davranmaya da dikkat edin.


7. Tepkilerinizi durumlara göre ayarlayın. Bir annenin hoşuna gitmeyecek bir davranışın, örneğin anne başka bir şeyle meşgulken çocuğun banyoda bir oyun oynayıp her yeri ıslatıp dağıtmasının sebebi normal şartlar altında anneyi kızdırmak, üzmek, belki az önce temizlediği banyoyu kirletmek değildir. Çocuk suyla oynamayı seviyor, merak ettiği bir şeyin cevabını arıyor, kendince bir deney yapıyor olabilir. Bırakın istediği zaman, istediği yerde, istediği gibi oynasın demiyoruz tabii. Ama suyu seviyorsa ona suyla oynayabileceği bir ortam hazırlayabilirsiniz örneğin. Böyle bir durum yaşadığınız zaman da öfkelenip bağırmamaya çalışın. Zor olabilir, ama buna gayret edin. Bu yaptığının size fazladan iş çıkardığını, halbuki gerçekten yorgun olduğunuzu, banyoyu böyle gördüğünüze üzüldüğünüzü, onun hastalanmasından korktuğunuzu söyleyin ve “Bilmem ki ne yapsak?” diye sorun. Onu suçlayarak kendini savunmaya geçmesini değil, sorunu algılayarak bir çözüm üretmeye çalışmasını sağlayın.

BLOG KATEGORİLERİ
Faydalı Bilgilerİş Hayatı / KariyerGenelHizmet Noktalarımız